ANA SAYFA
HABER
HALK KULTURU
DURAK KÖYÜ
EGITIM.
DURAK SOZLUGU
=> DEYIMLER
=> ATASOZLERI
=> BEDDUA
=> TEMENNi
HAYAT HIKAYEM
HANLAR
Benim Sayfam
DUYURULAR
ANKETLERIMIZ
LINKLER
ILETISIM
ZIYARETCI DEFTERI
Yeni sayfanın başlığı

 

DURAK SÖZLÜĞÜ

 

DİL :İnsan oğlunun duygu, düşünce ve isteklerini anlatmak için kullandıkları kullandığı ses yada işaretler sistemidir.

DİL :İnsanlar arasında iletişimi sağlayan sesli yada yazılı simgeler sistemidir.

DİL :Başka insanlarla anlaşmamızı sağlar.

ŞİVE :Bir dilin değişik yörelerde farklı şekilde konuşulmasına şive denir.

AĞIZ :Şehir ve köyler arasında rastlanan çok az değişik konuşmalara ağız denir. (Gonya)

                  

 

                            A

Ağman:Kusur

Abıç:İki bacak arası.
Aralaş: Uzaklaş

Arnaç:Karşı (arnacıma geç.)

Arkıt:Kağnı budaklarının takıldığı iki tarafı yontulmuş delikli ağaç
Aşıt: Görünmeyen yer

Aydaş:Çok zayıf çocuk.

Azık:Çobanlara katılan yiyecek.

 

                             B

Bağırtlak: Beşikteki çocukları düşmesin diye bağlamaya yaraya ucu ipli bez.

Batma: Hayvanlara saman verilen yer

Beğirmek: oğlak ve keçinin acıklı melemesi

Belermek: Öfkeli, öfkeli bakmak

Belen olmak: Uykudan uyanınca ne yapacağını şaırmak.

Bicik: Kadın memesi, hayvan memesi

Bilik: Erkek çocukların erkeklik organı

Boduç: Küçük su testisi

Bokcak: Düven sürerken öküzlerin pisliğini almak için ağaçtan oyulmuş saplı kap.

Boğ: Azık bezi

Boyunduruk:Öküzlerin bonuna konulup iş yapmalarına yarayan ağaçtan yapılmış alet

Boz: bir renk, gri (boz toprak)

Böcü: Küçük böcek

Börkme: Yiyeceklerin haşlanması

Bulla: Yaşına girmemiş tavuk

Buzalacı: Hayvanların gebelik hali

Bülüç: Civciv

Bünnez:Ev temeli için kazılan yer

                               C

Cezir: Havuç

Cılgısız: Gelişi güzel davranan, ciddiyetsiz

Cığla: Serceden büyükce kuş

Cıllımak: Oyunu bozmak, vazgeçmek

Cımbar:Kilim dokurken gerginlik sağlayan iki parçalı, birleştiği yer bilezikli çıta.

Cipcik: Bezlerin köşesi, üçnokta

Combalak: Takla atmak
           

 

                    Ç

Çalgı: İçe çalılardan(cubuktan) yapılmış supürge, müzük aletleri topluluğu,
Çala: Eski elbise

Çalyapış: Çok ısrar etme,isteginde dayatma vazgeçmeme

Çatmak: Önde gidene arkadakinin yetişmesi, veya Kavga yapmak için hazırlanma.

Çalpalama: Suyu ve ayranı kap içinde sağa sola sallamak
Çeki: Başa bağlanan yazma, baş örtüsü

Çekişmek: Sözlü kavga.
Çelebi: İni,eşin erkek kardeşi,

Çelen: Toprak örtülü evlerin toprağının dışarı dökülmemesi için 25-30 cm eninde lata

Çember: başa bağlanan örtü,eşarp,

Çemkirmek: Köpeklerin çıkardığı ses

Çığır: Karın insan gücü ile hayvanların geçebileceği şekilde açılması, dar

yol

Çıkı: Para konulan küçük kese

Çıkla: Yalın, katıksız ekmek,

Çıtak: Yaramaz, önüne gelene sataşan

Çiğin: Omuz,

Çirpi: Kurumuş ince ağaç dalları,

Çul:keçi kılından dokunmuş sergi,

Çörten: Toprak damların suyunu dşarıya akmasını sağlayan içi U biçiminde oyulmuş ağaç,

 

 

                  D

Dadak: tatlı söz, tatlı şeylerin genel adı

Dağar: Topraktan yapılmış büyük su kabı

Dalap: Çiftleşmeye istekli dişi eşek

Dalbızımak: Bir işi bitirmeden, başka işe başlamak,

Dastar: Baş örtüsü,

Dene: Tane,

Delme: Yelrk

Destur: Evlerin yapımında taş duvarın 50 cm yükselmesi, iki hatıl arası

Deşduvan: Köy bekçisi

Dıkıcık: Azıcık, çok az,

Dırıkmak: Birinin himayesine girmek, sığınmak

Diğrek: Canlı, dayanıklı, güçlü

Dilme: Bir şeyi uzunlamasına kesme(fasulye dildim.) Dilme: Bala ile yassılaştırılmış ağaç.

Dişeli:Evli kadın

Domuşmak: Surat asmak, küsmek

Doru: Ladin ağacının dalları,

Döşe: Evlerin birinci katı bitince döşenen ağaçlar.

Döynel: Sağlam, dayanıklı,kalınca

Döşek: Yatak

Dumagı: Nezle, grip

Düğe: Doğurmamış bir yaşına girmiş inek

 

                  E

Ecene: taş delmede kullanılan ucu sivri demir çivi

Eğef: Kağnı ile boyunduruğu bağlayan ağaç halka

Elavut: Yayın kirişini çekmede kullanılan ucu tomak biçiminde ağaçtan alet

Elgama: Beceriksiz

Elgülüncü: Maskara olmak, başkası tarafından alay edilmek

Elver: Tomruk, kalın ağaç
Embel:Övenderenin ucunda
Evtünmek:Vakit geçirmek için çeşitli yiyeceklerden azar,azar yemek

                  F

Fellenlemek: Dengesini kaybetme

Ferik: Bir yaşında küçük horoz adayı

Fermane: İçi astarlı, dişi işlemeli kısa kollu giysi

Fıçça: Ağaçtan yapılan topaç,
Fili:Küçük çam, katran, ladin fidanı,

Fistan: Boydan aşağıya kadar uzanan elbise

Fisaretin kurusun(deyim) düşüncen yokolsun

Fokurdamak: Kaynamak

 

 

                  G

Gabır: Evlerin duvarları 50 cm yükselince üstüne çakılan
 merdiven şeklindeki düzeneğin basamakları.
Galeye almama:Önemsememe.dikate almamak

Gadıncık: Kadının koçasının kız kardeşi,

Gağrık: Sümüksü tükrük
Galeye almama:dikkate almama, önemsememe

Gapile: Kağnı tekerinin çıkmaması için vida olarak kullanılan somun

Garasbennek: Göz göre göre

Gastan: Yalandan

Gavete: Domates

Ganak: Ottan elde edilen sakız

Ganet: Keçi kılından dokunmuş sergi,

Gancık: Dişi hayvana verilen ad,

Gavete: Domates

Gayrı: Daha sonra

Geber: Öl

Geğrek: Karın ile kaburganın birleştiği yer(Geğreğim battı)

Gevik: Isırmak, Isırma sonunda oluşan yara

Gevletmek: Dalga geçerek konuşturmak

Gıllık gıllıketmek:Yaltaklanmak, eğilip bükülmek

Gıstı: Kadınların boğazlarına taktıkları gümüş para dizis

Gıç: Arka

Gıdım: Az

Gidişmek: Kaşınmak

Gillik: Ardıç, karamuk tohumu- küçük tohumlar
Golcak: Eğirmek için hazılanmış kola dolanılan yün halkası.
Goruk: Olmamış, gök üzüm

Göbedek:Doğumdan sonra ikram edilen yiyeceklere verilen ad

Göbette: Tara içindeki meşe çalılarının kesilip, yakılması

Gökgörmedik(deyim) Hiçbir şey görmemiş.

Göcen: Tavşan yavrusu

Görümce: Kadının eşinin kız kardeşine verilen ad,

Gözağacı: Evlerin ikinci katının üstüne döşenen ağaçlar,

Gözkörüsü: Bakıma muhtaç olan, rezil

Gubarmak: Kavgaya hazırlıklı görünme, efelenmek

Gunnacı: Hamile

Güdük: boyu kısa olan

   H
Hacet:İhtiyaç duyulanşey,lüzümlu (idrar veva büyük abdest yapma)            

Hakık: Çok iyi kızarmış (hakık gibi, deyim)

Hapaz: Avuç içi, bir elin içinin aldığı kadar

Hatıl: 1.Büyükbaş hayvanların saman, yem yediği batma, 2.Taş duvarın üstüne konulan merdine benzeyen ağaç

Havut: Çeşmelerin suyunun biriktiği yer (ağaç ve betondan)

Helke: Metal ağzı geniş su kabı

Helik: Küçük taşlar,

Hısım: Akraba
Hüner:Beceri(Beceri isteyen ustalık)
Hüşkü: Çop

 

 

                  I

Ihı: İşaret sıfatı, işte, burada

 

 

                  İ

İçeği: Yatak ve yorganların içine konulan, küçük parçalı bez parçaları

İlavutla: Yün ve kıl atarken kirişe vurulan iki ucu topuzlu ahşap alet
İlenç: Betdua

  

                  K

Kabala: 1.Götürü yapılan iş, 2.Adet,sayı belli olmadan satılan mal, eşya

Kanat: Kıldan dokunmuş bir metre eninde sergi,
Kara malaklı:surat asan,yüzü gülmeyen.

Kavilleşmek: Anlaşmak, sözleşmek

Kavurga: Kavrulmuş buğday, arpa, nohut v.b. şeyler

Kavut: Kavrulmuş(buğday, arpa, nohut v b) şeylerin un haline getirilmiş hali ,

Kebe: Kolsuz yelek

Kakül: Erkeklerin başına sardıkları sarıktan dişa çıkan şaç,
Kekre: Çok tuzlu

Kel:Zayıf, Oğlak ve kuzuların bir araya toplanması ,sürü (kel gütmeye

gittim)Kestel:

Kestel:Hayvana verilen samanlardan geriye kalan artık saman irisi,

Kesek:Her hangi bir şeyin parçası,(Ekmek keseği, bir kesek tarla)
Keşik. Davar gütme sırası

Ketez:Kağnı tekerleğinin dışına geçirilen çember

Keya: Köy bekçisi

Kıncırık: Uzun bir ağacı ortasından bir direğe konularak yapılmış çocuk oyun aracı

Kıpık: Gözünde tiki olan

Kırık dölü: Havarda çocuğu
Kırıntı:Küçük şeyler.(üzüm, nohut,armut kurusu v.b. yiyeceklere verilen ad)

Kızan: Köpek ve kedilerin çiftleşme zamanı

Kısı:  Avuç içinin aldığı kadar,Ayrı,ayrı

Kırıntı: Cerez türü yiyecek(leblebi, üzüm v.b.)

Kızınmak: Ateş karşısında ısınmak

Kisran: Hamur sıyırmaya yarayan demir alet(spotolaya benzer)

Kongabelek: Kelebek

Közemek: Kaba biçimde örmek

Kunnacı: Hamile

Kunnamak : Doğurmak

Küçü: Kilim dokurken kullanılan mekik

Küf:Bilye oynarken açılan çukur

Külte: Deste, demet

Kümürtmek: Hayvanların yiyeceklerini kısa süre içinde yiyip bitirmeleri,

Küre: Çiftleşmeye hazır eşek

Kürtüşmek: Şakalaşmak,onayıp hoplamak şakalaşmak,güreşmek

Kürtük: Kar sürgünü. Karın rüzğarla toplanması

Kürsü: 1.Taş çıkarmaya yarayan demir manevala, 2.Evlerde kapıların

açılmaması için kullanılan yassı  ağaç

Kürük:1. Ağzı kırık testi 2.Kulakları çok küçük keçiyede kürük denir

Kütenez: Eni boyu birbirine yakın,şişman

Kökez: Yer ismi

Koyuk: Oyulmuş

 

                  L

Lamba: Kalın tomruk

Lo: Hey, Ey

 

 

                  M

Maçça: Kötü yara, çıban
Mandal:Tarlanın içindeki taş birikintisi,

Marsık: Yarı yanmış odun

Maşakkat: Sıkıntılı, zorluk çeken

Maşrapa: Su bardağı
Mayıs: Büyük baş hayvanların pisliği,

Me. Al

Meh: alın mı?

Meleksi: Yufka ekmek yaparken yuvarlanmış hamur

Mırık: İnsanın durumu, vaziyeti

Mekiş: Çene (mekişini kırarım)

Mıh:Çivi

Mık:
Mısmıl:Eti yenebilen, murdar olmayan.

Moloz: Helikten büyük taş,düzensiz, işe yaramaz taş,

Muharı: Baca
Muzur:Yaramazlık yapan, zarar veren

Müteelli: Daimi, değişmeden devem eden,
Mürai: İki yüzlü

 

 

                  N

Nakıs: Aksi

Navak: Oyunda kazanılan sayı, puan

Navale: Çerez türü nohut, fıstık, üzüm v.b.yiyeceklerin genel adı

Nüzül: Felç

                  O

Oltan: Delik yere konan parça,çarıkların ve ayakkabılaın delinen yerine konur.

Oyunlu:Yaptığını belietmeyen, iki yüzlü hareket eden,

Oyulgama:Gelişi güzel dikmek

                  Ö

Ötlek: Korkak

Öksü: Ucu yanmakta olan odun

Össaat: Hemen,birden(o saat)

  

                  P

 

Palaz: Keklik yavrusu

Pardı: İnce ardıç ağacının boydan yarılmış hali,

Pırtı: Ev eşyası, eski giysi

Pırlatmak: Aşırmak,kaçırmak

Pina: Küçük parça kumaş, küçük boylu kadın

Pöskül: Yanan bez parcasının külü ve kokusu

Pirpençe: Çıban yara

Pür: Çam,ladin ardıç, katran yaprakları, dalları,

Pörü. Küçük çivi(1-2 cm boyunda)

  

                R

Rampas: Kağnının ana ağacı (iki ağaç v şeklinde birleştirilir)

 

 

                  S

Sahtiyan: Tabaklanmış boyanmış deri.
Sak:Uykusu hafif

Salgaraya:Gelişi güzel, rastgele

Seğit: Koş

Selan: Ses, haber
Savak: Şaşkın,salak

Sıdırmak:İçi sıvı dolu bir şeyi patlatmak,( yumurtayı sıdır)

Sıçmak: Büyük tuvalet ihtiyacını gidermek, işemek

Sıkım: Yufka ekmeğin içine her hangi bir yiyecek konularak rulo haline

Getirilmesi

Sılkalamak:Sallamak

Sındı: Makas

Sibek: Beşikteki çocukların pisliğinin biriktiği toprak kap.

Silbiç: Beşikteki çocuğun sidiğini sibeğe akmasını sağlayan boru şeklinde içi delik ağaç

Sildiripgeçmek: Tanımazlıktan gelme,selam vermeden geçip gitmek,
Sinmek: Saklanmak

Sökel: Hastalık

Sinişmek: Zayıflama, kaba görüntüsünün yok olması,

Sitil: Metal küçük kap

Sorkuç: Reçine

Korkudan sıçıverdi(deyim):Kokusundan işedi.

Soyka: Ölen kişinin elbisesi

Sökel: Öksürüklü hastalık

Söykenmek.Ardı ardına gitmek, hiç kesilmemek

Sufa: Salon, evin odalarının açıldığı alan,

Sumsuk: Yumruk

Susa: Ana yol

Susak: Ağaçtan içi oyulmuş su içmeye yarayan kap

Sükkam: Nezle

Sümeyye:Rastgele,gelişi güzel konuşma

Sürtük: Kötü ahlaklı kadın

Sümürmek: somak içine çekmek

Süskün: Baş ile boyun(süskününü eğme)

Sürümek: Asılarak götürme

Sokurdanmak: Acızlanmak

  

                  Ş

Şaklamak. İkiye ayırmak

Şavk: Işık (Ayın şavkı vurdu.)
Şırlak: Baştaki saçların ustura ile kazındıktan sonraki hali(şırlak kafa)

Şirnemek: Şımarmak

Şiş: Ladin ağacının en üt ucu, sivri olan yeri

Şişek: Bir yaşına girmiş koyun

Şitari: Dikine, Yeşil, beyaz-kırmızı-lacivert kumaş.(gelinlerin gömleği bu kumaştan dikilirdi)

 

 

                  T

Tapır: Arka

Tapışlamak: Bir şeyin üstüne elin içi ile vurmak.

Teberik: Hatıra, geçmişten kalan

Tebelleş: Israr etme, isteğini yaptırmak, peşini bırakmamak

Tefek: Asma yaprağı

Tellik:Başa giyilen takke

Tepsermek:Yaş şeylerin kurumaya yüz tutması
Terslik: Hayvan pisliklerinin toplandığı yer

Tıraf: Ekinlerin harmanda düvenle saman haline getirilirken, hayvanları ters yöne çevirmek

Tırıleyli:Alıngan, ciddiyetsiz

Toslangaba: Kaplumbaga

Töğretmek: Erkeklerin erkeklik organının diğremesi,

Töngüldemek: Düşkün duruma gelmek, hareketlerini kontrol edememek

Turfan: Yoğurdun yağını ayırmaya yarayan toprak küp,

 

                 U

Ud yeri : Cinsel organların olduğu yer

Udlanmak: Utanmak
Umurumda değil: Beni ilgilendirmiyor,seni dikkate almıyorum, Umur: önem vermeme
Urba: Elbise

Uylamak: Kızın ırzına geçmeye çalışmak 2. Kurdun sürüye saldırması 3.Kavga etmek için tahrik etme, sözlü sataşmada bulunmak

 

                  Ü

Üğmek: Ağzına kadar doldurmak

Ürtmek: Buğday veya nohut demetini ateş üstünde pişirme,

Üyütlemek:İyi ile kötüyü ayırmak(iyilerin içinden kötüleri seçmek almak)

Üzlük: Küçük çömlek (250-300 ml sıvı alır)

 

 

                  V

Vıy: Şaşkınlık ünlemi

Vili: Şaşkınlık ünlemi(vili şaş)

 

                   Y

Yağır: Siyah kabuk bağlamış yara

Yağrın:İnsan sırtı,arka kısım

Yangal:Aksi, yaramaz

Yangı: Sıcaklık

Yalak: Hayvanların su içmeleri için, ağaçtan oyulmuş kap

Yapal. Katran ağaçlarının dalları

Yazmış: Yaşını geçmiş dişi keçi

Yen: Güreş yaparken yıkmak, yere yatırmak

Yenlicek: Gelişi güzel şaka yapan, çitti olmayan

Yığın:Ekinleri düzgün bir şekilde istifleme

Yığman: Kısa ve şişman insana verilen ad

Yiği: Çok pis kokan(koku-yiği)

Yirik: Uzunlamasına olan yırtık

Yolak: Keçi yolu veya su yolu

Yorak: kenar

Yoz: Yabanileşmiş, sürü içine girmeyen

Yuluk: Küçük deri parçası

Yuyuk: Çamaşır yıkama

Yülümek: İnsan ve hayvanların kılını çok kısa kesmek,

Yünürtmek(yüngürtmek):İnekleri boğaya çekmek,

 

 

 

                  Z

Zeve: Kapı kasası

Zeven:Ardıç ağaçlarının kuçuklerinden kesilerek duvarların arasına konan ve çalı çırpı koyarken sınırlayan ağaç

Zıkırdamak: Acızlanmak
Zıvanadan çıkmak:Söz dinlemeyen,gelişigüzel konuşan,acayip hareketler yapan.

Zıvgar vermek: Baskı yapma, yapacağı iş için harekete geçirmeye çalışma,pohpohlamak

Zift sorkuçu: İşini yaptırmadan yanından ayrılmayan,yapışan
Zıypımak: Yerinden fırlamak, çakılan çivi ve ağaç parçaları için kullanılır.

Zıvlatmak: atmak(zıladıverdi)

             

  


toplam 201980 ziyaretçi (847694 klik)
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol